Siyaset Dolu Adam #1

Geçmişle Bugün Arasındaki Farkı Anlamak

Bu konuda yazmayacağım, konuşmayacağım dedim kendi kendime defalarca. Ama sosyal medyada yapılan saçma sapan paylaşımları gördükçe sinirlerim bozuluyor geriliyorum.

 

Ey güzel kardeşim diyorsun ki devlet benim için hiçbir şey yapmıyor! Ne yapmasını bekliyorsun? Üniversiteye gitmişsin ama eğitilememişsin, kendini geliştirmek için en küçük çaban olmamış, üniversitedeki tek aktiviten karı-kız peşinde koşmak olmuş, stajını bile naylon yapmışsın sonra da devlet bana iş vermiyor, iş imkanı sağlamıyor! Devlet sana neden iş versin? Sen devletin sana iş vermesi için ne yaptın? Eğitim yok, kişisel gelişim yok, kabiliyet yok, kafa yok… Sen çalışıp çabalamazsan, kendini geliştirmezsen, iş beğenmezsen, okulda üniversitede boş boş vakit harcarsan iş bulamazsın. Hani tecrübesizim diye başvurduğum hiçbir yerden olumlu cevap alamıyorum diyorsun ya, o staj iş hayatındaki ilk tecrüben olacaktı senin gerçekten staj yapmış olsaydın. Orada işinle ilgili insanlarla tanışacaktın, ya da çalışmanı beğenip okulun bitince orada çalışmaya başlayacaktın.  Bu staj sana her kapıyı açacaktı demek değildi tabi ki ama bu senin ilk sınavın, ilk deneyimin, bunda başarılı olman senin geleceğin için önemli bir adım olacaktı. Olmadı çünkü sen gerekeni yapmadın. Burada başka suçlu aramayacaksın çünkü bunu sen yaptın. Bunun sorumluluğunu başkalarına atarak hele ki devlete atarak içini rahatlatamazsın.

 

Gelelim siyasetine…

Bununla ilgili önce bir hikaye ile anlatayım. Hikayenin adı “istemezukçüler”

Zamanın birinde köylülerin şehre inmeleri için çok uzun bir yol kat etmeleri gerekiyormuş. Mesafe olarak yakın olmasına rağmen köy ile şehrin arasındaki dere köylülerin uzak yollardan dolaşmasını gerektiriyormuş. Bu durum en çok yol üzerindeki benzincinin ve esnafın işine geliyormuş. Sonunda köy muhtarı derenin üzerine köprü yapılması için gereken desteği bulmuş ve köprüyü yaptıracağını herkese duyurmuş. Köylü bu duruma çok sevinmiş. Çünkü artık şehre gidip gelmeleri daha kısa sürecek zamandan ve paradan tasarruf edecekler. E tabi bu duruma yol üzerindeki esnaf hiç sevinmemiş, işleri bozulacak çünkü… Köprü yapılıp kullanıma açılıncaya kadar hep karşı çıkmışlar köprünün yapımına “istemezukçüler”. Sonra ne mi olmuş o köprüyü en çok “istemezukçüler” kullanmış. Çünkü para onlarda, rahata düşkünlük onlarda.

 

Bugün ki durumla karşılaştıralım bunu.

Metrobüs, Yavuz Sultan Selim köprüsü, Osman Gazi köprüsü, Marmaray, Metro, 3. hava alanı, şehir hastaneleri… Bu liste uzar gider. Şimdi de işleri baltalananlar, ülkemizin ileriye gitmesinden rahatsız olanlar “istemezukçüler” yine aynı şeyi yapıyorlar. Dün metrobüsün yapımına karşı çıkanlar, bugün onu kullanıyor! Dün Marmaray’a, Yavuz Sultan Selim köprüsüne, Osman Gazi köprüsüne karşı çıkanlar bugün üzerinden keyifle geçiyorlar! Yarında 3. Hava alanına, şehir hastanelerine kaşı çıkanlar aynı şeyi yapacaklar…

 

Geceden hastane önüne gidip oğlu için sıra bekleyen bir babanın oğlu olarak gönül rahatlığı ile söyleyebiliyorum ki bu ülkede sağlık anlamında yapılan şeyin adı devrimdir. 12-13 yıl öncesinde hastaneden sıra almak için gece yarısı gidip bekleyen bir toplumdan, evde sunulan sağlık hizmetine…

 

Bu arada köprülerde kota var belirlenen sayı yakalanmazsa devlet karşılıyor bunların zararını diyenler, bunca şeyi hesap edenler bu durumu hesap etmemiş olabilirler mi? Bugün başımızda olan insanlar oraya darbe ile gelmedi içinde yaşadığımız haklın oyları ile seçimle geldi. Unutma sandıkla gelen ancak sandıkla gider. İşin içine başka bir şey girerse ancak o zaman diktatörlük olur ve diktatörler seçimle gelmez…

 

Son olarak şunu söylemek istiyorum;

Ben siyasi bir kişilik değilim. Yalnızca gördüğüm, büyüklerimden dinlediğim, son olarak da yaşadığım şeylerle harmanladığım bu düşüncelerimi dile getirmek istedim.

 

Sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir